Vallisnerya bir su bitkisidir. Erkek vallisnerya'nın çiçekleri,
bitkinin su içinde kalan bölümlerinde oluşur.
Su içindeyken, taç yaprakları portakal kabuğu gibi çiçeğin etrafını
sarar. Bu sayede suyun içeri girerek polenleri bozması önlenmiş
olur. Çiçekler yüzeye çıktığında kapalı olan taç yapraklar açılarak
su yüzeyine yayılır. Polenleri taşıyan erkek organlar taç yaprakların
üzerinde yükselerek adeta bir bir yelken işlevi görürler.
Dişi bitkinin çiçekleri ise, farklı bir yerde uzun bir sapın ucunda
ve su yüzeyinde yer alırlar. Dişi çiçeğin yaprakları, su yüzeyinde
ve suda hafif bir çöküntü yaratacak biçimde açılmıştır. Bu çöküntü
erkek çiçeğin kendisine yaklaşmasını sağlayan bir çekim oluşturur.
Erkek çiçek dişi çiçeğin yanından geçerken bu çekime kapılır. Böylece
çiçekler birleşir, polenler dişi çiçeğin üreme organına ulaşır ve
döllenme gerçekleşir.
Yeryüzündeki ilk vallisnerya'nın tek şansı vardır ve ancak ilk
denemede tam anlamıyla başarılı olursa, bu özelliklerini bir sonraki
nesle aktarabilir. Bu üreme sisteminin eksik çalışması
| |
|
|
durumunda erkek çiçek dişi çiçeği dölleyemeyecek, bu bitki yer
yüzünden yok olup gidecekti. Bundan dolayı evrimcilerin iddia ettiği
gibi bu döllenme sisteminin aşamalı olarak ortaya çıkması imkansızdır.
Bu bitki, Allah'ın sonsuz aklını ve örneksiz yaratma gücünü göstermektedir.
Bu düşünen ve akleden için bir insan büyük bir delildir.

Uzay mekiğinin, uzay istasyonu ile kenetlenmesi, Vallisnerya'nın
erkek çiçeklerinin dişileriyle buluşması ile kıyaslanabilir. Hatta
Vallisnerya'nın sisteminin daha üstün olduğu bile söylenebilir.
Uzay mekiğinin kenetleneceği noktaya kadar kontrol edilmesi gerektiği
halde, erkek vallisnerya'nın dişisinin yanına yakınlaşması yetmektedir
|
|
|