EVRİMCİLERİN TARAFLI
VE ALDATICI FOSİL YORUMLARI
İnsanın evrimi efsanesinin detaylarına girmeden önce, tarihte yarı
maymun-yarı insan canlıların yaşadığı fikrini toplumun önemli bir
bölümüne kabul ettiren propaganda yöntemine değinmek gerekir. Bu
propaganda yöntemi, evrimcilerin fosilleri kullanarak yaptıkları
"rekonstrüksiyon"lardır. Rekonstrüksiyon "yeniden
inşa" demektir ve sadece bir kemik parçası bulunmuş olan canlının
resminin ya da maketinin yapılmasıdır. Gazetelerde, dergilerde,
filmlerde gördüğünüz "maymun adam"ların her biri birer
rekonstrüksiyondur. Ancak insanın kökeni ile ilgili fosil kayıtları
çoğu zaman dağınık ve eksik oldukları için, bunlara dayanarak herhangi
bir tahminde bulunmak, bütünüyle hayal gücüne dayalı bir iştir.
Bu yüzden evrimciler tarafından fosil kalıntılarına dayanılarak
yapılan rekonstrüksiyonlar, tamamen evrim ideolojisinin gereklerine
uygun olarak tasarlanırlar. Harvard Üniversitesi antropologlarından
David Pilbeam, "benim uğraştığım paleoantropoloji alanında
daha önce edinilmiş izlenimlerden oluşmuş teori, daima gerçek verilere
baskın çıkar" derken bu gerçeği vurgular. 1 İnsanlar
görsel yoldan daha kolay etkilendikleri için amaç onları, hayal
gücüyle rekonstrüksiyonu yapılmış yaratıkların geçmişte gerçekten
yaşadığına inandırabilmektir.

Junior Larousse Temel Bilgi Ansiklopedisi, cilt 1 s.94
|

Junior Larousse Temel Bilgi Ansiklopedisi, ilt 1 s. 96 |

National Geographic, Mart 1996 |
|
HAYALİ ÇİZİMLER: Evrimciler, rekonstrüksiyonlarda burun
ve dudakların yapısı, saçların şekli, kaş biçimi ve kıllar gibi
fosil izi bırakmayan özellikleri kasıtlı olarak evrimi destekleyici
nitelikte şekillendirirler. Ortaya çıkardıkları hayali varlıkları,
aileleriyle yürürken, avlanırken veya günlük hayatın başka bir kesitinde
gösteren ayrıntılı resimler hazırlarlar. Oysa bu çizimler tamamen
birer hayal ürünüdür ve hiçbir fosil karşılıkları yoktur.
|
Geheimmnisse Der Urzeit, Tiere und Mencshen,
s.200 |
Burada bir noktaya dikkat etmek gerekir: Kemik kalıntılarına dayanılarak
yapılan çalışmalarda sadece eldeki objenin çok genel özellikleri
ortaya çıkarılabilir. Oysa asıl belirleyici ayrıntılar, zaman içinde
kolayca yok olan yumuşak dokulardır. Evrime inanmış bir kimsenin
bu yumuşak dokuları istediği gibi şekillendirip ortaya hayali bir
yaratık çıkarması çok kolaydır. Harvard Üniversitesi'nden Earnst
A. Hooten bu durumu şöyle açıklar:
Yumuşak kısımların tekrar inşası çok riskli bir
girişimdir. Dudaklar, gözler, kulaklar ve burun gibi organların
altlarındaki kemikle hiçbir bağlantıları yoktur. Örneğin bir Neandertal
kafatasını aynı yorumla bir maymuna veya bir filozofa benzetebilirsiniz.
Eski insanların kalıntılarına dayanarak yapılan canlandırmalar hemen
hiçbir bilimsel değere sahip değillerdir ve toplumu yönlendirmek
amacıyla kullanılırlar... Bu sebeple rekonstrüksiyonlara fazla güvenilmemelidir.2
Aynı Kafatasından Yola Çıkarak
Yapılan Üç Ayrı Çizim
Evrimciler bu konuda o denli ileri gitmektedirler ki, aynı kafatasına
birbirinden çok farklı yüzler yakıştırabilmektedirler. Australopithecus
robustus (Zinjanthropus) adlı fosil için çizilen birbirinden tamamen
farklı üç ayrı rekonstrüksiyon (üstte), bunun ünlü bir örneğidir.
Fosillerin taraflı yorumlanması ya da hayali rekonstrüksiyonlar
yapılması, evrimcilerin aldatmacaya ne denli yoğun biçimde başvurduklarını
gösteren deliller arasında sayılabilirler. Ancak bunlar, evrim teorisinin
tarihinde rastlanan bazı somut sahtekarlıklarla karşılaştırıldıklarında,
yine de çok sıradan kalmaktadırlar.
1. David Pilbeam, "Rearranging Our Family Tree", Nature,
Haziran 1978, s. 40.
2. Earnest A. Hooton, Up From The Ape, New York: McMillan, 1931,
s. 332.
|
|