nirin görevi bu sinyalleri beyine göndermektir. Beyinin ısı sinyallerini
algılayan kısmı "terminus"tur. Sinir kolu terminusa yaklaştıkça
üzerindeki özel kaplama malzemelerini kaybetmeye başlar. En sonunda
geniş ve yayvan bir yapı halini alır. Bu yapının uçlarında mitekondri
denen küçük hücresel yapılar mevcuttur. Isı uyarısı bunlara uğradıklarında
yapısal olarak değişime uğrarlar. İşte avın algılanmasında bu değişim
sayesinde gerçekleşmektedir. Bugün algılama sisteminin tam olarak
nasıl çalıştığı bilinmiyor. Ancak bilim adamlarının bildiği bir
şey var ki, algılamanın tamamen özel bir yapı da gerçekleşen karmaşık
bir süreç sonunda gerçekleştiği.
Yılanın ısı algılayıcı sistemi kendi vücut ısısından bağımsız
olarak çalışmaktadır. Sistem uyarı başlar başlamaz çalışmakta
sonra tepki vermemektedir. 2
Sırf bu bile
| |
|
|
hayvanın sisteminin, tesadüflerden uzak inceden inceye yapılmış
bir planlamanın ürünü olduğunu göstermektedir. Eğer ısı algılayıcıları,
hayvanın kendi vücudundan yayılan ısıyı da dikkate alsaydı sistem
sürekli olarak sinyal verecekti. Bu sinyaller yılanın çevredeki
ısı kaynaklarından aldığı sinyalleri perdeleyecek ve sistemi felç
edecekti.
Yılan, koku alma organı olan çatal dilinin yardımıyla, koyu karanlıkta
yarım metre ilerisinde yere çömelmiş hareketsiz bir farenin durduğunu
anlayabilir. Ortama gece karanlığı olmasına karşın, ısı algılayıcı
sistem sayesinde avının yerini hatasız tespit eder. Yılan önce ona
sessizce sokulur, saldırı mesafesine girer, ardından boynunu yay
gibi gerer ve avının üzerine büyük bir hızla atılır . Bu sırada
180 derece açılabilen güçlü çenesindeki dişlerini avına geçirmiştir
bile. Tüm bunlar, bir otomobilin
|
|
|
|
yarım saniye içinde sıfırdan 90 km/saat hıza erişmesi ile eşdeğer
bir süratte olup biter. Yılanın, avını etkisiz hale getirmek için
kullandığı en büyük silahı olan 'zehir dişleri'nin uzunluğu 4 cm
kadardır. Bu dişlerin içi oyuktur ve zehir bezlerine bağlıdır. Bez
kasları, yılan ısırdığı anda büzülür ve zehri önce diş kanalına,
oradan da avın cilt altına basınçla püskürtürler.Yı-
lan zehri, ya avın, merkezi sinir sistemini felce uğratır ya
da kanını pıhtılaştırarak ölümüne neden olur. Bazı yılanların
0,028 gramlık zehri, 125.000 fareyi öldürecek kadar güçlüdür.
Zehir, avın yılana bir zarar vermesini engelleyecek kadar çabuk
etki eder. Artık yılanın yapacağı iş, felce uğramış avını son
derece esnek olan ağzıyla yutmaktır.
Yapılan bir deneyde yılanın, ısı algılayıcısı ve dilinin ortak
çalışması saye-
|
|
|