sinde ısı kaynağının bir av olup olmadığını tespit edebildiği
anlaşılmıştır. Karanlık ortamda hayvanın önüne bir sıcak kum torbası
ile cesedi soğumuş bir fare bırakılmıştır. Yılan ilk başta torbaya
hemen hamle etmekte ancak yemeye çalışmamaktadır. Fareden bir ısı
yayılmamasına karşın ona rastlayınca diliyle yoklamakta ardından
da yemeye başlamaktadır. Eğer böyle olmasaydı hayvan her ısı kaynağına
saldıracak belki de sokarak boş yere uğraşmış olacaktı. Ancak iki
duyu sisteminin birbirini destekleyecek şekilde yaratılması sayesinde
böyle bir durum ortadan kaldırılmış olmaktadır.
Yılanın zehirli oluşu herkesçe bilinen bir konu olduğundan,
hemen hiç kimse bunun nasıl olabildiği üzerinde düşünmez. Oysa,
bir hayvanın gece görüş sistemi ve başka bir hayvanı zehirleyerek
öldürme gibi bir "teknoloji"ye sahip olması, gerçekten de şaşırtıcı
ve olağanüstüdür.
| |
|
|
Ortada alışılmışın dışında ve ancak "mucize" terimiyle ifade edilebilecek
olağanüstü bir olay vardır. Doğanın ise, "doğaüstü" olan mucizeyi
yaratması gibi bir durum söz konusu olamaz. Doğa, çevremizde gördüğümüz
düzenin tümüne konulmuş bir isimdir. Bu düzeni kuran da elbette
bu düzenin kendisi değildir. Doğa kanunları Allah'ın koyduğu ve
yarattıkları arasındaki ilişkileri düzenleyen kanunlardır. Kavramları
doğru tanımlamak gerçekleri ortaya çıkarır. Kavramları karıştırmak
ise inkar edenlerin bir özelliğidir. Bunu da gerçekleri örtbas etmek,
değiştirmek amacıyla yaparlar.
Allah'ın varlığından şüpheye düşenler, yılanın nasıl böylesine
olağandışı bir yeteneğe sahip olduğunu açıklayamazlar elbette. Çünkü
yılanın ağzında yer alan zehir sistemi, son derece karmaşık ve hesaplı
bir sistemdir. Bu sistemin işlemesi için hayvanın içleri oyuk özel
"zehir dişleri" olması, bu dişlere bağlı zehir bezleri olma-
|
|
|
|
sı, bu bezlerin içinde düşmanlarını anında felç edecek kadar güçlü
bir zehrin oluşması ve hayvan avını soktuğu anda bu sistemi çalıştıracak
bir refleksin ortaya çıkması gerekir. Bu çok parçalı sistemin tek
bir parçası dahi olmasa, sistem çalışmaz. Bu da yılanın avlamak
için seçtiği hayvanlara yem olmasıyla sonuçlanacaktır. Hayvanın
ısı değişikliklerini ve kokuları algılamadaki olağanüstü yetenekleri
de karşı karşıya olduğumuz dizaynın ne denli detaylı olduğunu gösterirler.
[1]
"The Infrared Receptirs of Sanakes", R. Igor Gamow and John
F. Harris, Scientific American, Mayıs 1973.
[2]Animal
Engineering, Readings from Scientific American with Introductions
by Donald Griffin, The Rockefeller University W. H. Freeman Com.,
San Francisco, ss.66-70.
|
|
|